albiyobir
ÖNERİLER

Biyoyakıtlar planlı gelişimini sağlayacak, kendini ifade eden ve küresel ısınma ile mücadelede zorunluluk kapsamında değerlendirilecek, “Yenilenebilir Enerji Kaynaklarına Öncelik Tanıyacak’’ bir kanun içinde yer almalıdır. Enerji tarımı ve Biyoyakıtlar stratejik alan kabul edilmeli, süreç planlanmalı, AB’nin de ilerleme raporlarında istediği Ulusal hedef ve programlar belirlenmelidir. Bu alandaki çalışmaları koordine etmek üzere ilgili Bakanlıklar, resmi ve bilimsel kuruluşlar ve sektör temsilcilerinden oluşan Biyoyakıt Kurulu oluşturulmalıdır. Verimli üretimi, standart ürünleri karşılayacak kapasiteler ve teknik yeterlilikler belirlenmelidir. Standart dışı, risk içeren üretim metotları ile biyoyakıtların imajını bozan makinelerin piyasaya sürümünü engellemek gerekmektedir.

Biyoyakıt teknolojileri konusunda faaliyet gösteren Kobiler desteklenmel, Ar-Ge yatırımlarına ağırlık verilmelidir. Biyoyakıtlar konusunda TSE bünyesinde oluşturulan “Biyoyakıt Ayna Komitesi” çalıştırılmalı, komite tarım ürünlerimizin teknik özelliklerini ve ülke şartlarını ifade eden çalışmaları ile AB Standartlarına ülke görüşü vererek müdahil olmalıdır. TOBB bünyesinde “Akaryakıt Sektör Meclisi’ne dahil edilmeyen Biyoyakıtlar için ayrı bir “Biyoyakıtlar Sektör Meclisi” oluşturulmalı, burada yapılacak çalışmalarla ülkemize ciddi kazanımlar sağlayacak “Ulusal Karbon Piyasası” kurularak Uluslararası Karbon Piyasalarına girilmelidir. Petrol ürünleri ile aynı kapsamda yer alan Biyoyakıtların hammaddelerine uygulanan gümrük vergileri nedeniyle yerli üretim karşısında haksız rekabet oluşmakta, bu da ülkemizde biyoyakıt ithalatını özendirmektedir. Biyoyakıtlar konusunda dış ticaret politikaları gözden geçirilmeli ve Türkiye’nin, potansiyelini ve konjonktürü değerlendiren ihracatçı ülke konumuna gelmesini sağlayacak düzenlemeler yapılmalıdır. Enerjide büyük kapasiteli özelleştirmeler AB’de örnekleri görüldüğü gibi tekelleşmeye sebebiyet vermemeli, bu tarz endişelerden özellikle biyoyakıtlar özel olarak korunmalıdır.

Biyoyakıt mevzuatı tekleştirilmeli, farklı birimlerin yönetmelik, tebliğ, karar ve uygulamaları birbiriyle uyumlu hale getirilmelidir.

Tarımdaki akaryakıt desteği enerji tarımını geliştirecek bir biçimde enerji bitkileri ve biyoyakıtlar üzerinden yapılmalıdır. Enerji Tarımı ve Biyoyakıt yapan Tarımsal Üretici Birliklerinin ürettikleri veya ürettirdikleri biyoyakıtların üyeleri için dağıtım basitleştirilmeli ve özendirilmelidir. Tüm dünyada olduğu gibi biyoyakıtlar Tarım’da boyanarak ÖTV’siz kullandırılmalıdır.

Küresel ısınma mücadelesinde biyoyakıtlar elimizi güçlendirecek bir argüman olarak kullanılmalı, sektörü bitiren yüksek orandaki ÖTV (65 Ykr/Lt, 36 Euro Cent/Lt ) yeniden gözden geçirilmelidir. Gelir beklerken sektörü çalışamaz hale getiren dolayısıyla ÖTV beklerken KDV ve diğer gelirlerden de olan Maliye hesabını yeniden yapmalıdır.

Tehlikeli atık kabul edilen, atık bitkisel yağların biyoyakıtlarda değerlendirilmesinden ÖTV alınmaması gerekmektedir. Bu konu çevre ve insan sağlığı ve özellikle su kaynaklarımız açısından şarttır. İhtiyari olduğu için itibar edilmeyen % 2 harmanlama oranı, küresel ısınmayla mücadele kapsamında AB ve Dünyanın 2007 uygulamaları ve ülkemizdeki kurulu kapasiteler dikkate alınarak biyoyakıt harmanlama oranı % 5 ve mutlaka zorunlu olmalıdır.

AB Biyoyakıt Kullanım Hedefleri
2007
2010
2020
2030
%5
%7.75
%20
%30

Bu noktada tarımsal potansiyelleri ve kalkınma hızı büyük bir Türkiye biyoyakıtlarda ulusal hedeflerini belirlemeli ve Cumhuriyetimizin 100. yılı 2023’de %23 biyoyakıt kullanımını ulusal hedef olarak ortaya koymalıdır. Bu sayede 80 yılda yerli petrolün payı ancak %10 olabilmişken, 15 yılda yerli kaynaklardan elde edilen biyoyakıtların payı % 23 olabilecektir. Hem de çevre korunarak tarım desteklenecek, istihdam ve kalkınma sağlanacaktır. Bu hedef bizi aynı zamanda, ülkelerin karbondioksitle verdiği mücadelede dünya ile bütünleştirecektir.

 

Tarımsal potansiyelleri ve kalkınma hızı büyük bir Türkiye biyoyakıtlarda ulusal hedeflerini belirlemeli ve Cumhuriyetimizin 100. yılı 2023’de %23 biyoyakıt kullanımını ulusal hedef olarak ortaya koymalıdır. Bu sayede 80 yılda yerli petrolün payı ancak %10 olabilmişken, 15 yılda yerli kaynaklardan elde edilen biyoyakıtların payı % 23 olabilecektir. Hem de çevre korunarak tarım desteklenecek, istihdam ve kalkınma sağlanacaktır. Bu hedef bizi aynı zamanda, ülkelerin karbondioksitle verdiği mücadelede dünya ile bütünleştirecektir.


Resmi büyütmek için tıklayınız

   
Site Haritası Site Kullanım Koşulları by EmoDesign